• 28 Kasım 2021

Kenan Alpay: “Sezai Karakoç sanat ve fikriyatını İslami mücadeleye vakfetmişti”

Şair-mütefekkir Sezai Karakoç’un 16 Kasım Salı günü Fatih Şehzadebaşı Camii’nde düzenlenen cenaze merasimi akabinde TV Net’in canlı yayınına katılarak Sezai Karakoç’un Müslümanların fikir dünyasına kazandırdıkları üzerine kısa bir değerlendirme yaptım.

TV Net muhabiri Mehmet Önder’in sorularına cevaben yaptığımız  değerlendirmede şu cümleler öne çıktı:

“Sezai Karakoç beyin vefatıyla Türkiye sadece büyük bir şairini kaybetmedi. Türkiye aynı zamanda büyük bir mütefekkirini, büyük bir ufuk insanını da kaybetti. Çünkü Sezai Karakoç Türkiye’de, Türkçe edebiyatı İslam tarihiyle, medeniyet fikriyle, gençliği ahiret ufkuyla donatan bir fikir adamı olarak temayüz etti. 

Burada Sezai beyi bir çok vasfıyla anabiliriz. Şiirlerinden, edebi metinlerinden örnekler verecek olsak saatler yetmez. Ancak o bir mücadele adamıydı, mücadele insanıydı. Sezai bey inandığı dava için ömrünü vakfetmiş bir insandı.

Ben Sezai beyi en çok bir mücadeleye vakfedilmiş bir ömür, bir insan olarak anmak ve anlamak gerekir diye düşünüyorum. Çünkü Sezai bey şiirini edebiyatını, eserlerini, söylemini hiçbir surette bürokrasi veya siyasette yukarılara tırmanmak, şöhret bulmak veya paraya tahvil etmek için kullanmış bir insan değildi.”

Türkiye’de laikliğin militan bir şekilde seferber edildiği ve İslam’ın duygu, düşünce, değer, ibadet ve sembollerinin kamusal alandan tecrit edildiği ağır bir iklimde Sezai Karakoç “Kıyamet aşısı”ndan, “Diriliş neslinin amentüsünden” bahsediyordu… Bir “Asım’ın nesli” bir de “Diriliş nesli” vardır. Bu ikisi birbirini tamamlayan bir ütopya olarak görünebilir ama ben ütopya olmadığını düşünüyorum. Çünkü Türkiye’nin düşünce anlamında çoraklaştırıldığı bir iklimde, insanların Sezai Karakoç’un yazdığı kitapları okuyarak düşünce dünyasını şekillendirdiğini görüyoruz.” 

İçeriği Paylaşabilirsiniz

Mısır’daki idam kararları İstanbul’da protesto edildi!